Hizmetlerimiz

Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk, hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında kabul edilmiş, mahkeme dışı, etkin bir çözüm yoludur.

Arabuluculuk yöntemiyle bulunan çözüm doğrultusunda oluşturulan anlaşma, Mahkeme kararı yerine geçer.

Arabuluculuğun amacı uyuşmazlıkların uzlaşıyla çözülmesi ve nihayetinde toplumsal uzlaşı kültürünün geliştirilmesidir. Mahkemelerdeki iş yükünün azaltılması ve uyuşmazlıkların mahkemelere göre çok daha hızlı ve etkin bir biçimde çözümlenmesi ise, arabuluculuk faaliyetinin en önemli sonuçlarından biridir.

Ülkemizdeki mevcut durumda, yargı mercilerinin iş yoğunluğu da düşünülürse arabuluculuk, menfaatleri ihlal edilenler ile hak sahiplerinin adalete ulaşmasında daha hızlı sonuç veren bir alternatif çözüm yoludur. Hak sahiplerinin dava açıldığında yapmak zorunda kaldığı harç, posta gideri, bilirkişi, keşif, tanık vb. yargılama masraflarına nazaran arabuluculuk hem daha ekonomik, hem de toplantılarıyla daha konforlu bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olması sebebiyle günümüzde tercih edilmektedir.

Arabulucu Kimdir?

Hukuk fakültesi mezunu, herhangi bir meslekte 5 yıllık kıdeme sahip, yazılı ve sözlü sınavları başarı ile tamamlayan ve Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı olan hukukçulardır. Arabulucu, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çağlayan tarafsız üçüncü kişidir.

Arabulucu, bu süreçte karar veren kişi değildir. Taraflar uyuşmazlığı kendileri uzlaşarak çözerler. Arabulucu, tarafların aralarındaki asıl uyuşmazlığı ve menfaatlerini tespit ederek bu konularda tartışmalarını ve çözüm bulmalarını sağlamaya çalışır. Burada taraflar kendi çözümlerini kendileri üretirler ve bunu yaparken birbirlerini anlamaya çalışırlar.

Hangi tür uyuşmazlıklar için arabulucuya başvurabilir?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun md. 1/2’ye göre: “Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır.”

Bu anlamda, her türlü uyuşmazlık için arabulucuya başvurulamayacaktır. Ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya eylemlerinden doğan uyuşmazlıklar için arabuluculuk mümkündür.

Arabulucuya ne zaman başvurulabilir?

Karşı tarafla aranızda uyuşmazlık çıktıktan ve fakat mahkeme veya tahkime başvurmadan önce arabulucuya gidebileceğiniz gibi mahkemeye dava açtıktan sonra da arabulucuya gidebilirsiniz.

Arabuluculuk ihtiyari(isteğe bağlı) arabuluculuk ve dava şartı arabuluculuk olarak sınıflandırılabilir.

İhtiyari Arabuluculuk: Tarafların bir arabulucuya gitme zorunluluğu olmadığı halde üzerinde tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığının çözümü için dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı tercih etmesidir.

Dava Şartı Arabuluculuk: Bazı uyuşmazlıklar için kişilerin mahkemede dava açmasından önce arabulucuya başvurma zorunluluğu vardır. Kanunen belirlenen bu uyuşmazlıklar için arabuluculuk bir dava şartıdır. Bu dava şartı sağlanmaksızın dava açılması halinde, hak sahiplerinin davaları dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilecektir. Hukuk düzenimizde şu anda ticari ve iş davalarına konu olan pek çok uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

1-İş Hukukundan Doğan Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

Ülkemizde ilk olarak; İş Hukukundan doğan uyuşmazlıklar için, 25.10.2017 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 01.01.2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren yeni düzenlemesiyle dava şartı arabuluculuk kabul edilmiştir.

Bu kanun gereğince çalışan tarafından talep edilebilecek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, ayrımcılık (eşitliğe aykırılık) tazminatı, sendikal tazminat, ücret, prim, ikramiye, fazla mesai ücreti, kullanılmayan yıllık izin ücreti alacağı, hafta tatili ücreti, belirli süreli iş sözleşmesinin erken feshinde bakiye süre ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve benzeri işçilik alacakları konusunda yaşanan uyuşmazlıklarda dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya gitmek gerekmektedir.

Ancak, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi veya manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Öte yandan, işveren tarafından talep edilecek; ihbar tazminatı, cezai şart, haksız rekabete bağlı tazminat, avansın iadesi, eğitim gideri ve benzeri alacak ile tazminat talepleri için ise dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

2- Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

19.12.2018 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Yeni düzenleme ile 01.01.2019 tarihi itibariyle konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak gündeme gelen ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğu, aynı zamanda ticari uyuşmazlıkların çözümü bakımından alternatif bir çözüm yolu olarak doğru değerlendirmek ve arabuluculuk sürecini bu alanda hizmet veren, deneyimli ve uzman bir kadrodan alınacak hukuki destek ile yürütmek büyük önem arz etmektedir.

Arabulucu, adliyelerdeki Adalet Komisyonlarınca bildirilen listeden, arabuluculuk bürolarınca belirlenir. Ancak taraflar, listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa bu kişi de görevlendirilebilmektedir. Dolayısıyla hukuki uyuşmazlık konusundaki tecrübe ve bilgisine güvenilen arabulucuyu ihtiyari veya dava şartı arabuluculukta seçebilme imkânı vardır.

GAYRİMENKUL HUKUKU

Gayrimenkul Hukuku, toplumun hemen hemen her kesimini yakından ilgilendirmekte olan bir hukuk dalı olup detaylı ve karmaşık bir yapıya sahip olduğundan tecrübe ve uzmanlık gerektirmektedir. Gayrimenkul alanında sahip olduğumuz tecrübe ve birikim ile büromuz, hukuki sorunlarınıza en kısa sürede, en az maliyetle çözüm getirmektedir.

Büromuz gayrimenkul hukuku kapsamında; gayrimenkul alım satımı, uzun dönem kiralama sözleşmeleri, durum tespit raporlarının hazırlanması başta olmak üzere ilgili tüm hizmetleri vermekte ve bu konularda her türlü cezai ve hukuki dava takibini yapmaktadır. Mal sahipleri ile yerli ve yabancı yatırımcılara, mülkiyetlerinin devri ve yönetimi konularında danışmanlık ve idari merciler nezdinde yapılması gerekli her türlü işlemlerin gerçekleştirilmesi bağlamında hizmet vermekteyiz.

Aşağıda sayılanlarla sınırlı olmamak üzere Gayrimenkul Hukuku alanında büromuzca verilen hizmetlerden bazıları şunlardır;

Dava vekilliği hizmetlerimiz

  • Tapu İptal Ve Tescil Davaları
  • Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atmaya İlişkin Davalar
  • El Atmanın Önlenmesi Davası
  • Ortaklığın Giderilmesi Davaları
  • Tespit Davaları
  • Tahliye Davaları
  • Önalım Davaları
  • İstihkak Davaları
  • Ecrimisil Davaları
  • İpotek Davaları
  • Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davaları

 

 

Danışmanlık Hizmetlerimiz

  •         Gayrimenkul Satış Ve Satış Vaadi Sözleşmelerinin İncelenmesi, düzenlenmesi
  •         Gayrimenkul Kiralama Sözleşmelerinin Hukuka Uygunluğu Bakımından İncelenmesi, Düzenlenmesi
  •         Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin Hazırlanması, İncelenmesi
  •         Apartman Ve Site Yönetimlerine Danışmanlık
  •         İpotek Sözleşmelerinin Denetlenmesi, Düzenlenmesi
  •         Tapu İşlemlerinde Taraf Vekilliği
  •         Projelerin Çevre Mevzuatına Uygunluğunun Denetlenmesi
  •         Gayrimenkul Yatırımına İlişkin Danışmanlık

İCRA İFLAS HUKUKU

Borçlarını zamanında ve rızaları ile yerine getirmeyen borçlulara karşı; alacaklıların, devlet kuvveti ile alacaklarına kavuşmalarına sağlamak için borcun cebren tahsil edilmesidir.

Cebri icra hukuku zor kullanma yetkisini sadece devlete tanımıştır. Bir diğer ifadeyle ihkak-ı hak yapma yasağı bulunmaktadır. Alacaklının alacağına kavuşması için Devlet, cebri icra organlarınca borçlunun mallarına el koyar, bu mallar satılır ve elde edilen para ile alacaklının alacağı ödenir. Yani alacağın ayni olarak temin edilmesi değil, parasal temini söz konusudur. Kural olarak takip konusu borçlunun bizzat kendisi olmayıp malvarlığı olsa da istisnaen borçlunun hapisle tazyik edilmesi gibi borçlunun şahsına da cebir kullanılması söz konusu olabilmektedir.

Takip ve yargılama sürecinin uzaması, neticeleri itibariyle ekonomik düzeni ve sosyal refahı tehdit edecek boyutlara varabilmektedir. icra iflas Hukuku alanındaki ihtilafların sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, daha kısa süre içerisinde sonuçlanması ve mağduriyetlere mahal verilmemesi büromuzda sağlanan danışmanlık ve dava vekilliği hizmetimizin gayesini oluşturmaktadır.

Büromuzda yerli ve yabancı şirket ve gerçek kişilerin Türkiye’deki alacaklarının tahsili bağlamında aşağıdaki hizmetler sunulmaktadır.

 

  Dava Vekilliği Hizmetlerimiz                                             

  •         İlamlı, İlamsız ve Kambiyo Senetlerine Dayalı İcra Takipleri ve Davalar
  •         İflas Davaları
  •         Konkordato Davaları
  •         Tasarrufun İptali Davaları

 

     Danışmanlık Hizmetlerimiz

  •         Alacağın İflas Masasına Kaydettirilmesi
  •         Şirketlerin İflas Durumlarının Değerlendirip Konkordato İşlemlerinin Düzenlenmesi
  •         Şirket Borç Durumlarının Belirlenmesi
  •         İyileştirme Projelerinin Düzenlenmesi

İŞ HUKUKU

İş hukuku, iş ilişkisi içinde olan kişilerin ve bunların bağlı olduğu topluluklarla (SSK, İş ve İşçi Bulma Kurumu, sendikalar, odalar, Çalışma Bakanlığı, vakıflar, dernekler vb.) olan ilişkilerini düzenleyen uyulması zorunlu kurallar bütünüdür. İşçi haklarının korunması iş hukukunun en önemli özelliğini oluşturmaktadır.

Sağladığımız hizmetler kapsamında öncelikli olarak dikkate aldığımız hususlar; her iki taraf açısından da daha verimli olacağı bilinci ile işveren ve işçinin yükümlülükleri bakımından aydınlatılması ve beklenmedik ihtilafların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak, ihtilaf doğduktan sonra ise mümkün olan en iyi şekilde hukuki araçları kullanarak çözüme ulaşmaktır. Bu kapsamda alanında deneyimli avukatlarımız tarafından çözüm odaklı hukuki danışmanlık yahut dava takibi şeklinde aşağıda sayılan hizmetleri sunmaktayız.

  Dava Vekilliği Hizmetlerimiz                                                              

  •         Kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı davaları
  •         İş kazası ve tazminat davaları
  •         İş akdinin feshi davaları
  •         İşe iade davaları
  •         Sigortalılığın tespiti davaları

Danışmanlık Hizmetlerimiz

  •         İş yeri tescil işlemleri, iş yeri devir ve birleşmeleri ve iş yerinin kapatılması sürecinde gerekli danışmanlık hizmetinin sunulması
  •         İş sözleşmelerinin hazırlanması, denetlenmesi ve uygulanması
  •         İş sözleşmelerinin feshi anlaşmasının hazırlanması ve fesih sürecinin sözleşmeye uygunluğunun denetlenmesi
  •         İzin defterleri, devam çizelgeleri ve ücret tablolarının hukuka uygunluğu bakımından incelenmesi
  •         İşverenin iş sağlığı ve iş güvenliği alanında alması gereken tedbirlerin hukuki altyapısının hazırlanması
  •         Yerli veya yabancı personel çalıştırılmasına ilişkin işlemlerin incelenmesi, raporlanması, çalışan hukukuna ya da tüketicinin korunmasına dayalı hukuki uyuşmazlıkların çözümü
  •         Yasaya uygun ibranameler ve ihtarnameler düzenlenmesi
  •         Tutanak, savunma istem yazıları, ihtar ve fesih bildirimlerinin hazırlanması
  •         İşveren ve işçinin sendikal haklarının ve faaliyetlerinin denetlenmesi ve düzenlenmesi

MARKA VE PATENT HUKUKU

Dava Vekilliği Hizmetlerimiz                                                          

  •         Eser Sahibinin Tespiti Davası
  •         Tecavüzün Tespiti Davası
  •         Tecavüzün Men-İ Davası
  •         Tecavüzün Ref-İ Davası
  •         Delil Tespiti Ve Tedbir Talepli Delil Davası
  •         Haksız Rekabet Davaları
  •         Hükümsüzlük
  •         Maddi Ve Manevi Tazminat Davaları
  •         Telif Hakkı Tespit Ve Tazminat Davaları
  •         Marka Ve Patent Tescili Ve Tescile İtiraz Ve İptal Davaları

 Danışmanlık Hizmetlerimiz

  •         Marka, patent ve telif haklarının korunması ve denetlenmesi
  •         Birleşme ve devralmalarda fikri mülkiyet haklarının korunması, düzenlenmesi ve denetlenmesi
  •         Marka, patent,  endüstriyel tasarım ve faydalı modellerin ulusal ve uluslararası alanda araştırılması,  tescil ve devir işlemleri
  •         Ticari sırların kötüye kullanılmasının engellenmesi
  •         Gizlilik sözleşmelerinin denetlenmesi ve düzenlenmesi
  •         Lisans sözleşmelerinin hazırlanması ve lisans  verme/alma görüşmelerinde danışmanlık hizmetinin verilmesi

MİRAS HUKUKU

Medeni Kanun'a göre kişilik ölümle son bulur. Ancak ölümle birlikte kişinin sahip olduğu haklar ve borçlar son bulmaz. Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölümü veya gaipliği halinde, malvarlığının kimlere, ne oranda ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen hukuk kurallarından meydana gelen özel hukuk dalıdır.  Miras bırakanın şahsına bağlı olmayan ve intikale elverişli para ile ölçülebilen hak ve borçlarına tereke denir.

 Miras bırakanın ölümü veya gaipliğine karar verilmesi durumunda, terekesi üzerinde hak sahibi olan kişilere muris (mirasçı) denilir.

Bu mirasçılar kanunen belirlenmiş yasal mirasçılar olabilecekleri gibi bunların yanında yasal olarak miras bırakanın mirasçısı olmadığı halde miras bırakanın iradesi ile mirasçı olmaya hak kazanmış “atanmış mirasçılar” da olabilir. Bu durumda yasal mirasçıların yanında atanmış mirasçılarda tereke üzerinde hak sahibi olacaktır.

Miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırma gayesi ile terekesi üzerinde tasarrufta bulunması, mirasçılarından birini ya da birkaçını mirastan çıkarması,  malvarlığını adaletsiz ve eşit olmayan bir şekilde dağıtması, muvazaalı işlemler miras hukuku alanında sıkılıkla karşılaşılan ihtilafları oluşturmaktadır.

Bu sebeple doğabilecek ihtilafların en kısa sürede çözülmesi ve sağlıklı bir biçimde sonuçlanması için miras hukuku konusunda kendi alanında uzman avukatlardan danışmanlık hizmetinin alınması büyük önem taşımaktadır.

YCK Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimize Miras Hukuku kapsamında verdiğimiz başlıca hizmetler;

 

  •         Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası,
  •         Mirasçılık Belgesinin İptali
  •         Mirastan Yoksunluğun Tespiti Davası,
  •         Miras Sözleşmelerinden Doğan Davalar,
  •         Mirasta İstihkak Davası,
  •         Terekenin Korunmasına İlişkin Davalar,
  •         Terekenin Mevcudunun Tespitine Dair Davalar,
  •         Mirasçının Gaipliğine Karar Verilmesi Davası
  •         Mirasın Paylaştırılması Talebine İlişkin Davalar
  •         Muris Muvazaası davaları,
  •         Miras Taksim Sözleşmesinin İptali Davası
  •         Vasiyetnamenin İptali Davası,
  •         Vasiyetnamenin Açılması Ve İlgililere Okunmasına İlişkin Davalar,
  •         Mirasın Reddi Kararının İptali Davası

YABANCILAR HUKUKU

Büromuz; yerli ve yabancı kişi ve şirketlere her türlü hukuki ihtilaftan korunmaları amacıyla önleyici ve gerçekleşen ihtilaflarda ise giderici açıdan danışmanlık yapmaktadır. Taşınmaz ve sermaye yatırımı, şirket kuruluşu, vatandaşlık, hak ve borç doğurucu sözleşme ve her tür ihtarnamelerin usul ve mevzuata uygun bir şekilde düzenlenmesi gibi konularda uzman kadromuzla yanınızdayız.

Büromuz yerli ve yabancı danışanlarının her türlü hukuki ihtilaflarıyla ilgili danışmanlık hizmeti vererek ihtilafların daha doğmadan önlenmesini; doğmuş ihtilafların ise en hızlı ve etkili biçimde çözüme kavuşturulmasını sağlamaktadır.

 

Danışmanlık Hizmetlerimiz                                                    

  •         Vatandaşlık, başvurusu işlemlerinin takibi; başvurunun reddi halinde uyuşmazlıkların çözümü ve iptal davalarının takibi,
  •         Şirketlerin yabancı işçi istihdamına ilişkin hukuki danışmanlık verilmesi,
  •         Yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen boşanma ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi,
  •         Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de taraf olduğu davaların takibi ve icra işlemleri,
  •         Yabancılık unsuru taşıyan şirketlere hukuki danışmanlık verilmesi,
  •         Yabancıların Türkiye’de şirket kurması; devlet kurumları, ortakları, çalışanları ve müşterileri arasında gerçekleşecek sözleşmelerin düzenlenmesi ve uyuşmazlıkların çözümü,
  •         Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye’de gayrimenkul alım ve satımına ilişkin işlemlerinin takibi,
  •         Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye’de gayrimenkullerinin kiralanması ve tahliyesi ile ilgili işlemlerin takibi ve uyuşmazlıkların çözümü,
  •         Yabancı gerçek kişilere Türkiye’deki miras hukukuna ilişkin danışmanlık ve avukatlık hizmetleri verilmesi,
  •         Türkiye’de yabancı gerçek kişilerin yatırım teşviklerine yönelik danışmanlık hizmetinin sunulması
  •         Yatırım sürecinin başlangıcından sonuna kadar hukuki prosedürler kapsamında tüm aşamaları kapsayacak şekilde gerekli desteğin sağlanması

 

Yabancılara Türkiye’de Tanınan Haklar

 

  •         Türkiye’de İkamet Etme Hakkı
  •         Çalışma Hakkı
  •         Eğitim Hakkı
  •         Sosyal Güvenlik Hakları
  •         Dernek Kurma Ve Üye Olma Özgürlüğü
  •         Gayrimenkul Edinme Hakkı
  •         Miras Hakkı
  •         Sözleşme Yapma Hakkı
  •         Seyahat Etme Hakkı
  •         Kişi Dokunulmazlığı
  •         Basın Ve İfade Özgürlüğü
  •         Yabancı Sermayeli Şirket Kurma

·         Türkiye’deki Mevcut Şirketlere Ortak Olabilme Hakkı

TİCARET HUKUKU

Ticaret hukuku ticari faaliyetleri düzenleyen hukuk dalıdır.

Ticaret hukuku alanında ortaya çıkan uyuşmazlıkların, taraflar arasında çözülemeyip yargıya taşınması durumunda; taraflar uzun süren yargılama süreci, yüksek mahkeme giderleri ile karşılaşıp hak kayıplarına uğrayabilmektedir.

İhtilaf doğuran tüm bu süreçlerin niteliği itibariyle hukuki danışmanlığı gerektirdiği; fakat alanında yetkin olmayan kişilere danışılması sebebiyle birtakım dezavantajlı sonuçların ortaya çıktığı, 30 yıla yakın danışmanlık hizmet süremizin getirdiği tecrübe ve birikimle anlaşılmıştır. Bu tecrübe ve birikim neticesinde büromuz, hukuki sorunlarınıza en kısa sürede, en az maliyetle çözüm getirmektedir.

Bu nedenle, ticaret hukuku davalarında azami işlem güvenliği açısından, hukuku uzmanından, hukuki destek alınarak işlem yapılması, oldukça önemlidir.

Dava Vekilliği Hizmetlerimiz

  •         Ticari Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar
  •         Kıymetli Evrak Hukuku
  •         Sigorta Hukuku
  •         Taşıma Hukuku
  •         Haksız Rekabet Davaları

 

Danışmanlık Hizmetlerimiz

  •         Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması
  •         Yerli veya yabancı personel çalıştırılmasına ilişkin işlemlerin incelenmesi, raporlanması, çalışan hukukuna ya da tüketicinin korunmasına dayalı hukuki uyuşmazlıkların çözümü
  •         Durum tespit (due diligence) raporlarını hazırlama

·         Serbest bölge faaliyetleri, vergi planlama ve Türkiye'de karşılaşılan ticari, vergisel uyuşmazlıklara ilişkin hukuki destek ve temsil hizmetlerini sağlama